Hoşgeldiniz.

Hac ı bektaş velinin hayatı ve eserleri nelerdir Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat tale besidir. Kendisi mükemmel bir dini-milli kültür formasyonu
  • 5 üzerinden 3.91   |  Oy Veren: 54      

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hacı Bektaş Velinin Hayatı Ve Eserleri

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hacı bektaş velinin hayatı ve eserleri nelerdir

    Hacı Bektaş Veli, Ahmed Yesevi'nin halifesi Lokman Perende'nin bizzat tale besidir. Kendisi mükemmel bir dini-milli kültür formasyonu almıştır.

    Bu sebeple O, Anadolu'nun Türkleş mesi ve İslamlaşması için Türkistan ille rinden vazifeli olarak gönderilmiştir. Böylesine mesuliyetli bir görevi üstlenen Horasan Alp-erenlerinden Hacı Bektaş Veli'nin Hayatı ve Eserleri'ni burada bir kaç satırla anlatabilmemiz mümkün de ğildir. Onun hayatım daha çok eserle rinden hareketle ele almak zorundayız. Ancak günümüze kadar Hacı Bektaş Veli’nin hayatı ve eserleri hakkında (Prof. Dr. Esad Coşan hariç) ciddî bir araştırma yapılmamıştır.

    Birkaç yıldan bu yana idame ettirme ye çalıştığımız "Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi" nezdin de Hacı Bektaş Veli'nin hayatını, eserle rini, fıkirlerini ve tesirlerini araştırmaya başladık. Bunlar zamanla Merkezimizde sırasıyla neşredilecektir.

    Hacı Bektaş Veli'nin hayatını, eserle rini ayrı ayrı ele alacağız. Özellik Onun hayatı etrafında teşekkül eden menkıbe ler ve velayetnâmeler çerçevesinde "Menkabevî Hayatı"nı ayrıca vereceğiz. Bu makalemizde ise, sadece "Hacı Bek taş Veli'nin Tarihî Hayatı ve Eserleri'ni ana hatlarıyla vermeye çalışacağız.

    1. Hacı Bektaş Veli'nin Yaşadığı Devir ve Doğum Tarihi:
    Asıl adı Muhammed Bektaş olan Hacı Bektaş Veli'nin yaşadığı dönem ve çevre iyi bilinmekle beraber, kaynaklarda do ğumu hakkında farklı bilgilere rastlanmaktadır.

    Doğum ve vefat tarihleri konusunu en eski kaynaklardan başlayarak bugü ne kadar yapılmış tetkiklerden elde etti ğimiz bilgiler ışığında kısaca şöyle izah edelim:

    Hacı Bektaş Veli'den bahseden kay nakların en eskisi Eflâki Dede'nin "Me nâkıbu'1-Arifin" ( 1 ) adlı eseridir. Eflâkî
    --- 15 ---
    "Hacı Bektaş'ın Baba Resûlullah (Baba İshak)'ın meşhur halifesi olduğunu" söy ler. Hacı Bektaş'tan bahseden diğer eski bir kaynak da; Aşıkpaşazade Tarihi'dir. Bu eserde Hacı Bektaş'ın doğum ve vefat tarihleri hakkında herhangi bir açıklamaya rastlanmasa da, seyahatleri nin izah edilmesi kayda değer bir bilgi dir. Taşköprüzâde Ahmed (Ö. 1553), "Ey-şakâ-iku'n-Nu'mâniyyetî Devleti'1 Osmaniyye" adlı eserinde onu I. Murad ( 1362-1389) devri âlimleri arasında zik reder (2).

    Tezkireci Ali de, Künhü'1-Ahbâr'ında onun Orhan Bey ( 1326-1362) zamanın da yaşadığını söyler. Bu konuda taradı ğımız eserlerin bir çoğundaki tarihler bu döneme aittir.

    Hacı Bektaş Veli'nin doğumu ve vefatı konusunda Hacıbektaş ilçesi Halk Kü tüphanesinde bulunan bir yazma eser de şu kayıt bulunmaktadır: "Hazine-i Celîle'den Şeref Vürüd olan tomâr-ı kebîrde muharrar olduğu üzere tarihî vilâdet-i şerifleri 606 ( 1209) olarak müdde-i ömr-i şerifleri 63 olmağla 669 ( 1270) senesi vefât-ı şerifleri mu harrer olduğundan iş bu mahalle tah rir olundu (3). Aynı kütüphanede 119 no'daki Vilâyetnâme'de (v.Ib) Silsilenâme'den alındığı belirtilen Hacı Bektaş'ın 63 yıl yaşadığı ve 606/ 1209'da doğup 669/1270'de vefat et tiği kayıtları mevcuttur (4).

    Vakıf kayıtlarından onun 690/ 1291 tarihmerinden önce vefat ettiği anlaşıl maktadır. 695 H.'de yazılmış bu vakfiye de Hacı Bektaş Veli'den "merhum" ola rak söz edilmektedir(5). Bu konuda Bedri Noyan da, onun "Nuşabur"da doğduğunu, babasının İbrahim, annesi nin Hatem (veya Hateme) Hatun oldu ğunu belirttikten sonra, Bektaşi kay naklarında Hacı Bektaş'ın doğumunun "mürüvvet" sözünün ebced karşılığı (646/1248), "reft" karşılığı (680/1281), yaşama süresinin "Muhammed" karşılı ğı (92) ve Hakk'a yürüyüşünün karşılığı

    (723/ 1325) veya karşılığı (738/ 1337) olarak verildiğini nakleder (6). Bu konu da bu tür ilmi araştırmalarda dikkate alınması gereken bir hususu da belirt mek gerekir. Velâyetnâme'de adı geçen, Mevlâna, Seyyir Mahmud-ı Hayrânî, Nureddin bin Cebe, Hacım Sultan vb. gibi birçok zâd XIII. yüzyılın ikinci yarı sında yaşamış kimselerdir.

    Bu da bize Hacı Bektaş Veli'nin yaşa dığı çağ hakkında (XIII. yüzyılın ikinci yarısı) tahminî bir fikir vermektedir. Genel olarak kaynaklarda verilen doğum tarihlerinin 1209-1248 arası, vefât tarihlerinin de 1270-1337 arası ol duğu görülmektedir. Bu durum Hacı Bektaş Veli'nin XIII. yüzyılın ikinci yarı sında yaşamış olduğunu kesinleştir mektedir.


    Velâyatnâme'de Hacı Bektaş'ın baba sının "İbrahimü's-Sânî", annesinin ise Nişabur şehri âlimlerinden Şeyh Ahmed'in kızı olduğu yazılıdır. Bu hu susta şu kayıtları görmekteyiz: Sultan İbrahimü's-Sâni ile Hatem 24 yıl evli kaldıkları hâlde çocukları olmaz. Sultan İbrahim, şehrin ileri gelenlerini toplaya rak, bir erkek çocuğunun olması için dualar edilmesini, Kur'an-ı Kerim'den hatimler yapılmasını ister. Buna karşı lık ihsanlarda bulunur. Bir hafta kadar hatimler yapılır, dualar edilir. Nitekim Hâteme Hatun Sultan İbrahim'den gebe kalır, müddeti dolunca da nur topu gibi bir erkek çocukları olur. Çocuğunun adını "Bektaş" koyarlar:

    "Göricek yüzüni oğlunun o mâh
    Adını Bektaş virdi onun şâh" (7) dedi ler.

    2. Adı:
    Vakfiyelerde ve diğer bazı kaynaklar da "Hacı Bektaş" olarak anılmasının daha sonraki hac'la ilgili kerâmeti dola yısıyla söz konusu olduğunu sanıyoruz. Ali'nin Künhü'1-Ahbâr'ı gibi daha sonra yazıları bazı kaynaklarda da Hacı Bek
    --- 16 ---
    taş'ın sadece bir kalâp olduğu nakledi lir.

    "Bektaş" kelimesi bazen "Bektaş", "Bekdeş", "Petteş" gibi farklı şekillerde yazılmıştır. Bu kelime, "eş, benzer, misil, muâdil" (8) anlamlarına gelmek tedir.

    Ayrıca "Âmedan-ı Tâife-i Bektaşiyân be-Hânkâh-ı Hâce-i Cihân" adlı bir yaz mada "Bektaş"ın beş harf olduğu ve her beş harfin de mânâları şu şekilde ifade edilmektedir.

    "Bektaş beş harfdür: Evvel harf, bâ'dur: Bâ bulûğa işaretdür, yani kişi kendünün zâtınun esrarına vâkıf ve sı fatunun kârma ârif ola ki derecesi bâli ğini bula, ki ol dere ce.derecesidür. Üçüncü harftâ'dur: Tâ türâba işaretdür. Yani işi türâb misâli olup her kişinin pâmâli ola ve hiç kimse ile kıl u kâli olmayup gön linde dünyâ eşgâli yir idinmeye. Fekr-la hâli hoş ola, tâ ki fukarâ menzilin bula. Dördüncü harf, elif dür: Elif uhuvvete isaretdür. Ya'ni kişi kimse her mu'-mini yad bilmeyip uhuvvet eyleye âhiret için muhabbet ide müzâheret içün" ki buyurmuştur. Resül Hazreti (a.nı.). Beşinci harf, Şin'dür: Şin şeyne işaretdür. Yeşn ar-la ola bi'ar olmaya ve a'mâl-i kubiha den perhiz idüp ahval-i sahiha ile temiz ola, tâ ki makâmın bula ki yirde vekarına dalel ve ârme zelel gelmeye (9).

    Prof. Dr. Esad Coşan, "Bektaş"ın lâkap olduğunu, zirâ "o zamanlarda âlim ve asil kişilerin -İranlı veya başka bir soydan olsa bile- muhakkak dini mahiyette bir ismi bulunduğunu"( 10) belirtmektedir.

    Gerek Vilâyetnâmelerde, gerekse Hacı Bektaş'la ilgili diğer bazı eserler-de, Hacı Bektaş Veli için söylenen şu sıfatlar var dır: "Kutbu'1 Aktâb, mesned-i ul'lul ilhâb, Sultânu'1-evliyâ, Burhâmü'1 asfıyâ, Fahr-i erbâb-ı Bâbul-lâh, Envâ rü'1-yâkin, Fatihü'1-evbâb-ı sülâle-i hazret-i sâhib-i sırr-ı ve'1-keşf, aşk deryası, Küşâde-i bâb-ı hikmet, Nesl'1 sâki-i kevser, sâhib-i keşf-i ledünnî, Fahr-ı ma'den-i erkân, Sultânü'1 ârifın, ser-çeşme-i nûr-ı dîn, Tâcü'1 ârifin, Gavsü'1-vâsılîn, Heykel-i nûrânî, Kutb-ı Rabbâni..." vb.

    "Hacı" lâkabı ise, Vilâyetnâme'de yer alan bir kerâmet sonucu Bektaş'ın asıl adıyla birlikte anıla gelmiştir. Vilâyetname'ye göre, Hacı Bektaş'ın hocası Lok man-ı Perende Horasan'dan hacca gitti ğinde; Arafat'ta vakfeye geçildiği zaman, arkadaşlarına: -Bugün arife, bizim evde şimdi bişi bişirirler demiş. Bu hâl Hacı Bektaş'a malûm olmuş, Lokman'ın evin de pişirileri bişiden bir tepsiye koyarak. bir dakika içinde Arafat'a ulaştırmıs. orada bunu yemişler. Hac dönüşü Nişabûr halkı kendisini karşıladığı ve tebrik ettiği zaman, Lokman. "asıl Hacı olan Bektaş'tır, hepimiz onu kutlayalım" diyerek onun bu kerâmetini halka du yurmuştur ( 11 ) .

    3. Anadolu'ya Gelişi:
    Aslen Horasanlı olan ve Nişâbur şeh rinde doğduğu bilinen Hacı Bektaş Veli şeyhinin dergâhında üç yıl hizmet ettik
    --- 17 ---
    ten sonra, şeyhinden emanetleri ve ica zeti alır. Şeyhinin, "Müjdeler olsun ki Kutb'ul aktâblık" senindir; kırk yıl hükmün vardır. Şimdiye dek bizimdi, bun dan sonra senindir. Biz bu yokluk yur dunda çok eğlenmeyiz, âhirete gideriz. Var, seni Rum'a saldık. Sulucakarahö yük'ü sana yurt verdik. Rûm abdallarına seni baş yaptık, demesiyle, Hacı Bek taş, Anadolu'ya gelmek için yola çıkar. Velâyetnâmedeki bu kayıt, tarihî kay-naklarca da doğrulanmaktadır.

    Hacı Bektaş'ın Amasya, Kayseri, Sivas şehirlerine gittiği daha sonra Ka racahöyük'e yerleştiği de Aşıkpaşazâde tarafından nakledilmektedir. Değişik kaynaklarda Hacı Bektaş'ın önce Necef, Kerbelâ, Bağdat ve bazı imamların makamlarını ziyaret ettiği; Şanı Kudüs, Halep, Gaziantep, Elbistan, Tarsus, Bozhöyük, Muğla Kalesi gibi birtakım yerleri de dolaştığı kaydedilmektedir.

    Hacı Bektaş Veli, Sulucakarahöyük'e geldiği zaman İdris Hoca ile karısı Kutlu Melek (Kadıncık Ana)in misafiri olur, kendisinin ilk müritleri de bunlardır (12).

    4. Vefatı:
    Hacı Bektaş Veli'nin vefatı da doğu mu gibi. ihtilaflıdır. Kaynakların çoğu onun 63 yıl yaşadığı H. 606 (1209)'da doğup H.669 (127' de vefat ettiğini kay detmektedir. Müritlerinin doğum tarih leriyle uyuşması açısından 1270'den sonra verilen tarihlerin de göz önünde
    --- 18 ---
    bulundurulması gerektiğini hatırlatarak onun kesin olarak 13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başına rastlayan tarihlerde vefat ettiğini söyleyebiliriz.

    Aşık Paşazâde Tarihinde, Hacı Bek taş'ın kardeşi Menteş'in şehit edildiğini, Hacı Bektaş'ın Kayseri'den Karacahö yük'e geldiği ve mezarının orada olduğu kaydedilmektedir (13).

    5. Mezarı:
    Hacı Bektaş Dergâhı'nın üçüncü av lusu olan Hazret Avlusu'nun giriş kapı sının karşısındaki bölümdedir.

    Türbenin, Hacı Bektaş'ın ölümünden 242 yıl sonra ( 1582) Yasinabud Livası Emiri Murad bin Adullah tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır ( 14). Avlu kapısından sekiz basamak merdivenle aşağı inilir. Merdivenin karşısında asıl binaya giriş kapısı bulunmaktadır. Bu kapıya kadar yolun iki kenarında Dede, Baba ve Babagânın on iki tane mezarı vardır.

    Hacı Bektaş Türbesi'nin Selçuklu mi marisinin güzel örnekleriyle işlenmiş mermer bir (Akkapı) medheli vardır. Bu radan iki basamak merdivenle loş bir koridora girilir. Koridorun, sağ tarafında Kızılca Halvet (Çilehâne-Çile Damı) var dır. Halvet kapısının tanı karşısında yüklük şeklinde bir girinti vardır.

    İkinci kapıdan "Kırklar Meydanı'na girilir. Kırklar Meydanı'na girilen kapı nın sağ tarafında Hacı Bektaş Veli'nin sandukasının bulunduğu yatırın giriş kapısı vardır. "Gök eşik"ten içeri girilin ce, tahminen 5X5 metre ebadında türbe ortasında Hz. Pîr'in yüksek sandukası görülür. Yatırda büyük bir azamet ve kutsallık vardır (15).




    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    6. Eserleri:
    Bilindiği gibi, yakın zamana kadar Hacı Bektaş Veli'ye ait olduğu bilinen eserlerin sayısı oldukça azdı. Fuat Köp rülü, "Anadolu'da İslâmiyet" adlı maka lesinde Hacı Bektaş Veli'nin bir Fatiha Tefsiri, bir Makâlât'ı bir de Farisi bir eseri olduğunu nakletmekte (16). Daha sonraki araştırmacıların Hacı Bektaş'a ait olduğunu söyledikleri eserler ise şunlardır:
    a) Kitabü'1-Fevâ'idi:
    İstanbul Üniversitesindeki nüsha (Ty.55)da, anlatım üçüncü şahıs ağzın dan verilmektedir. Abdülbâki Gölpınarlı, bu eserin Hacı Bektaş Veli'ye ait olma yıp, Mesnevî, Nefehât... gibi bazı tasav vufi eserlerden iktibaslarla oluşturuldu ğunu söyler (17).
    Eserin Üniversitedeki yazması Türk çe'ye çevrilmis ve basılmıştır ( 18) . Eser muhteva olarak Makalât'la çok büyük benzerlikler göstermektedir. Prof. Dr. Esad Coşan, eser hakkındaki mütealâ larını belirtirken, eserin, gerçekten Hacı Bektaş'la ilgili olduğunu, ancak "eserin muhtelif ilâve ve tahrifler ile asli hüviye tinden uzaklaştığı"nı ( 19) söyler.
    b) Fatiha Suresi Tefsiri:
    Hacı Bektaş Veli'nin böyle bir eseri bulunduğunu ilk defa Fuad Köprülü haber vermiştir. Ancak o da Bahâ Sa'id Bey'in verdiği ma'lumata dayanır. Bahâ Sa'id Bey, sonradan yanan Tire Kütüp hanesi'nde Hacı Bektaş'a ait bir tefsir-i Fatiha olduğunu söylemistir (20). Prof. Dr. Esad Coşan ise, "Tire Kütüphanesi ne gittiğini, fakat eserin ne nüshasına ne de eserle ilgili bir kayda rastlayamadığını belirtmektedir (21).
    Mutasavvıfların bilhassa Fatiha, Yasin-i Şerif tefsiri gibi birtakım tefsirler yapmaları Hacı Bektaş'ın da böyle bir eseri bulunabileceğini muhtemel kılıyor.
    c) Şathiyya:
    Hacı Bektaş Veli'nin iki sayfa kadar tutan bir şathiyyesi olduğunu yine Ab dülbaki Gölpınarlı nakletmektedir. 1680 yılında Enverî mahlası Hurufı ve Nakşî bir müellif tarafından nazım ve nesir ka rışık olarak "Tuhfetü's-Salikîn" adıyla
    --- 19 ---
    şerhedilen bu eserin yeri bilinmiyor. Bu konuda, Türk Ansiklopedisi'nin "Bek taş" maddesinde sınırlı bilgi veren A. Gölpınarlı, eserin bulunduğu yeri zikret memiştir.
    ç) Hacı Bektaş'ın Nasihatleri:
    Hacı Bektaş Veli'ye ait nasihat ve va siyetler, bir nüshası Hacıbektaş İlçesi Halk Kütüphanesi Ktp. no:29'da kayıtlı olan ve Dedemoğlu tarafından yazılan "Akâid-i Tarikat"ı müteakiben kaydedil miştir. Nasihatların İstanbul Arkeoloji Müzesi Ktp.no: 891'de kayıtlı "Mecmua tü'r-resâil" içinde eksik olarak bulundu ğu da bilinmektedir.
    Bu nasihatların gerçekten Hacı Bek taş'a ait olup olmadığı konusunda kesin bir delil bulunmamaktadır.
    d) Besmele Şerhi:
    Bir nüshası Manisa Kütüphanesi'nde bulunan bu eser Türkçe olarak kaleme alınmıştır.
    Eser, Hacı Bektaş Veli Besmele Tefsi ri adıyla neşredilmiştir (22).
    Hacı Bektaş Veli bu eserinde besme lenin mânâ ve ruhunu yorumlar. Bunu yaparken de ayet, hadis ve birtakım kıs salardan deliller getirir.
    e) Hacı Bektaş'a ait olduğu söyle nen diğer eserler:
    Abdulbaki Gölpınarlı tarafından Hacı Bektaş'a ait bir "Hadis-i Erba'în Şerhi" bulunduğu nakledilmiştir (23). Ayrıca, "Makalât-ı Gaybiyye ve Kelimât-ı Ayniy ye" adlı bir diger eserin de ona ait oldu ğu söylendiği halde esere dair herhangi bir kayda rastlanmamıştır.
    Hacı Bektaş'a atfedilen şiirlerin de, esasen "onun enfes evlâdı olarak bilinen ve İdris Hoca ile Ana Hatun soyundan gelen üç tane Bektaş Çelebi'den ilki olan Zekr-nûş Yusuf Bali oğlu Bektaş Çelebi ( 1554-1580)'ye ait olduğu muhtemel gö rülmektedir." (24)
    Hacı Bektaş Veli'nin "Hunda-nâme" ve "Üssü'1-Hakikâ" adlı eke eserinin daha olduğu söylenmekteyse de, şimdi ye kadar hiçbir nüshasına rastlanılmaması, bizim bu eserlerin kimliği hakkın da bir yargıda bulunmamızı güçlendirmektedir(25).
    f). Makâlât:
    Prof. Dr. Esad Coşan tarafından neş redilen Makâlât'ın (26) aslı, Arapça'dır. Velâyetnâme'de "Said Emre'nin Makâ lât'ı Türkçe'ye çevirdiği söylenir. Oldukça zengin bir nüsha özelliğine sahip olan eserin aynı zamanda manzum ve mensur türleri de bulunmaktadır.
    Makâlât'ın ona ait olduğu konusunda hiç süphe bulunmamaktadır. Çeşitli dini ve tasavvufi meselelerin çok açık bir şekilde ele alındığı bu eserin asıl önemli özelliği, Hacı Bektaş Veli'nin şimdiye kadar tanıtıldığı gibi Şiî-Batınî bir kişilikte olmayıp, aksine şeriate bağlı bir mutasavvıf olduğunu açıkça göster mesidir.


    Makalât bilindiği gibi, dört kapı-kırk makam tertibi üzre kaleme alınmıştır. Bu tertip, Ahmed Yesevi'nin "Fakr-nâme"siyle hemen hemen aynıdır (27). Dört kapı (şeriat-tarikat-ma'rifet -hakikat) kırk makam anlayışı Türk mu-tasavvıflarının kabul ve takip ettikleri bir sülük anlayışıdır. Makâlât, bu özelli ğiyle, Fakr-nâme'nin bir şerhi gibidir. Bir Hacı Bektaş muakkibi olan Yunus Emre de, şiirlerinde bu sülûk usulünü oldukça geniş olarak ele almıştır.

    Bu da bize göstermektedir ki Türkis tan'da Ahmed Yesevi ile başlayan tasav vuf hareketi, Anadolu'da Hacı Bektaş Veli ve Yunus Emre ile hayat bulmuş tur. Bu üç gönül adamı fikirleri itibariy le birbirini takip eden ve bütünleyen bir zincirin halkalarıdır.

    Kaynak
    Prof. Dr. Abdurrahman GÜZEL
    Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bek taş Veli Araştırma Merkezi Başkanı





  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.