Hoşgeldiniz.

müziğin tarihçesi,müziğin tarihi,müziğin ortaya çıkışı hakkında bilgi lazım Kısaca Benzer Konulara da Bakmalısın Müziğin tarihçesi nedir müziğin şifası Müziğin tarihsel evrimi, müziğin tarihsel gelişimi müziğin
  • 5 üzerinden 4.00   |  Oy Veren: 41      

  1. Kayıtsız Üye
    Sponsorlu Bağlantılar


    Müziğin Doğuşu, Müziğin Tarihçesi, Müziğin Tarihi, Müziğin Ortaya Çıkışı

    Sponsorlu Bağlantılar




    müziğin tarihçesi,müziğin tarihi,müziğin ortaya çıkışı hakkında bilgi lazım


    Paylaş Facebook Twitter Google







  2. Sponsorlu Bağlantılar




    MÜZİĞİN DOĞUŞU VE TARİHİ GELİŞİMİ


    MÜZİĞİN DOĞUŞU
    İnsanoğlu bir rivayete göre konuşmaya başlamadan önce şarkı söylemeye başladı. Bu rivayeti en çok destekleyen görüşün ise şarkı söylemenin teknik olarak konuşmaktan daha basit görülmesi olduğu söylenebilir. Her ne kadar müziğin keşfi pek çok antik çağ uygarlığına yakıştırılsa bile Lucretius isimli bu çağın önde gelen bir şairi bunun bir insanlık icatı değil, tabiatta duyulan seslerin taklit edilmesinden doğduğu öngörüsünü ortaya atmıştık ki bence de en akla uygun gelen düşünce budur. Yunan Mitolojisinde "mus" adı verilen dokuz küçük tanrıçanın yaptığı eylem ise "music" olarak ifadelendirilmiştir.

    İlk başlarda kendi halinde yapılan bu eylem süreç içerisinde belirli kurallar etrafında yapılmaya başlanınca sesleri ifadelendirme ihitiyacı gündeme gelmiştir. Sesler önceler çeşitli biçimlerde gösterilmeye çalışılsa da ilk teknik çalışmanın Boethius'a ait olduğunu söylemek mümkündür. Sesleri harflerle sembolize eden Boethius bu harflerin yüzyıllar sonra bile gitar ve piyano çalanların akor şifrelerini sembolize etmekte kullanılacağını belki de hiç hesap etmemişti. Bu harfler ve karşılıkları şunlardır:




    A


    LA


    B






    C



    DO


    D

    RE



    E






    F


    FA



    G



    SOL



    Bu harf sistemi de yeterli olmayınca İtalyan bir papaz olan GUİDO d’AREZZO bir Kilise ilahisini öğretebilmek için geliştirdiği parmak ve el formülünden faydalanarak bugünkü notaların isimlerini bulmuştur.

    ANTİKÇAĞ UYGARLIKLARINDA MÜZİK

    İBRANİLER: Geleneklerine çok bağlı olan yahudiler Davut Peygamber döneminde doruğa ulaşan müzikle yakınlıklarını bozmadan günümüze taşıyabilmişlerdir.İbrani çalgıları Nebel, Asor(Santur),Kinnor,Pan flüt,Halil(bir tür zurna),Sofar(içi boş koç boynuzu)dır.
    MEZOPOTAMYA: Gezegenlere tapan Mezopotamyalılar müzik ve matematik aracılığı ile uzay ve insan arasında bir bağ kurmuşlardır.
    ÇİN: Beş sesden oluşan pentatonik dizi kullanılan Çin müzik kültüründe felsefi ögeler kendini göstermektedir. Konfiçyus’un müzik üzerine araştımalar yaptığı ve çeşitli kaynaklar oluşturduğu bilinmektedir. Çin’de İpek telli çalgılar,bambu kamışından nefesliler,maden veya taştan yapılmış çanlar,deriden yapılmış davullar,tahta veya ağaçtan yapılmış davullar kullanılıyordu.



    ESKİ YUNAN:Tek sesli bir müzik anlayışında Lir ve zurnalarla (ailos) yapılan bir ezgi yapısı bulunmaktaydı.Bizdeki ozanlık geleneğine benzeyen gezgin şarkıcıların destanlar ve dini ezgiler, yiğitlik konulu şarkılar bu dönemin eserlerindendir. Pan flüt etkisi belirgin bir şekilde hissedilir.
    MISIR: Flütlerin yapısından hareketle çok geniş bir ses aralığına sahip müzikal anlayış olduğunu söylemek mümkündür.Dini törenler haricinde gündelik hayatta da müzik önemli bir yer tutmaktadır. Davul,def,darbuka,arp, kitara ,ney,flüt gibi çalgıların yanı sıra su ile işleyen ilk orga Mısırlılar’da rastlıyoruz.



    ORTAÇAĞDA MÜZİK
    Orta Çağda kilise egemenliğindeki bir toplum anlayışı içerisinde müzik sanatının da bundan ayrı düşünülmesi mümkün değildir. Ortadoğunun ritmik yapısı ile Yunan müziğinin ezgisel anlayışının birleştiği Eski Roma müziği bu dönemin en önemli olgusudur. İlk defa nota çalışmalarının bu dönemde görüldüğünü Boethius ve Guido d’Arezzo’nun bu dönemdeki en önemli müzik adamları olduğunun söylemek mümkündür.Kutsal kitaplardan ilahilerin söylendiği bir dönemde Aziz Amrosius döneminde halk ezgilerinin de müzikal anlayışa girdiği görülmüştür. Boethius notaları harflerle sembolize etmiş daha sonra Guido d’Arezzo notaların bugün kullanılan isimlerini vermiştir.Aziz Gregorius zamanında çok katı bir dini müzik anlayışı sunulmuş ve tek sesli tören melodileri onun adıyla “Gregor Melodileri” veya “Saf Şarkı”diye anılmıştır.Bu dönemin en akılda kalıcı özelliği kadın sesinin bile yasaklandığı,daha da ileri giderek çalgıların bile çok nadir kullanıldığı, halkın yaptığı müziğin kiliseye sokulmadığı bir dönem olarak değerlendirebiliriz.

    RÖNESANS DÖNEMİNDE MÜZİK

    Her alanda olduğu gibi müzikte de din dışı konular özellikle Hümanizm ele alınmış, çoksesliliğe geçilmiştir.Majör ve Minör tonları bu dönemde kullanılmıştır.Müzikal dram icat edilmiştir. Bu çağda insan sesi yerine çalgıya ağırlık kazandırılıp çalgı toplulukları oluşturulmuştur.Palestrina ve Orlando di Lasso bu dönemin ünlü müzik adamlarıdır.İnsan seslerindeki renk ayrımı çalgılar için de yapılmıştır. Çalgılar bu ayrıma göre çeşitli büyüklüklerde yapılmıştır.



    RIZA ATÇEKEN








  3. Aradığınız Bilgiyi Bulamadıysanız Üye Olmadan
    BURAYA Tıklayarak Sorunuzu Düzgün Bir Başlık ile Yazabilirsiniz.
  4. hbhbuybyubuy

    geniş bilgi olması çok güzel olmuş, uzun uzun yazdım ödevimi



 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright © 2000 - 2014, vBulletin Solutions, Inc