Hoşgeldiniz.

Hangi durumlarda abdest almak vaciptir, hangi durumlarda abdest almak farzdır Abdestsiz Kimseye Haram Olan Durumlar) Bir Mümin, namaz kılma istediği zaman İster farz, ister na-file

  1. Sponsorlu Bağlantılar


    Hangi durumlarda abdest almak vaciptir

    Sponsorlu Bağlantılar




    Hangi durumlarda abdest almak vaciptir,
    hangi durumlarda abdest almak farzdır


    Abdestsiz Kimseye Haram Olan Durumlar)

    Bir Mümin, namaz kılma istediği zaman İster farz, ister na-file ya da cenaze namazı olsun abdest alması 'farzdır'. Çünkü Yüce Allah şöyle buyurmuştur; 'Ey İman edenler! Namaza kalk-tığınız zaman .yıkayınız.[145] Peygamberimiz (saliailâhu aleyhi ve seliem) de; 'abdestsiz kılınan namazı Allah kabul etmez [146] bu-yurmuştur.


    İki Durumda Abdest Almak Vacip Değildir.


    Bazı âlimler, değerinin büyüklüğünden dolayı, iki durumda abdest almayı 'vacip' kabul etmişlerdir. Bu görüş tartışmalıdır. Bu iki durum;



    a) Kabe'yi Tavaf:


    Kabe'yi tavaf edenlerin abdest almalarını zorunlu kılan açık, sahih bir delile rastlamadık. Sayılarını ancak Azîz ve Celîl Alla-h'ın bileceği birçok Müslüman, Rasulullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) zamanında Kabe'yi tavaf etmiştir. Bunlardan herhangi birine, Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem)'in abdest alma-sını emrettiğine dair hiçbir rivayet bize ulaşmamıştır. Oysa tavaf esnasında birçoğunun abdestinin bozulması veya birçoğunun abdestsiz tavaf yapması muhtemeldir. Özellikle de, hac zama-nında 'kudüm ve ifâda7 tavaflarının yapıldığı günlerde oluşan izdihamlarda bu durum çok daha muhtemeldir. O halde açıklan-masına ihtiyaç olmasına rağmen, tavaf yapacak olanların abdest alması gerektiğini bildiren bir delilin ve âlimlerin herhangi bir ic-mâsının bulunmayışı, tavaf esnasında abdestin 'farz' olmadığına delildir. [147]

    Bazı âlimler tavafta abdestin farz olduğuna İbni Abbâs (ra-diyallâhu anhj'ın şu rivayetini delil kabul etmişlerdir. İbni Abbâs anlatıyor; 'Peygamber (sallallâhu aleyhi ve sellem); 'Kâbeyi tavaf etmek, namaz kılmak gibidir. Ancak Allah, tavaf esnasında ko-nuşmayı helal kılmıştır...' buyurdu. [148] Bu hadisi delil kabul eden âlimler, şu yorumu yapmışlardır; 'Şayet tavaf, namaz kılmak gi-biyse, namaz için abdest almak farz olduğu gibi, tavaf için de abdest almak farzdır'. Bu yoruma, birkaç şekilde reddiye veril-miştir;

    Birincisi; hadis merfu olarak sahih değildir. İbni Abbâs'ın kendi ifadesi olup 'mevkuf rivayettir. Tirmîzî, Beyhakî, İbni Teymiye, İbni Hacer ve diğer âlimler, rivayetin 'mevkuf olduğunu tercih ermişlerdir.

    İkincisi; eğer rivayetin sahih olduğunu düşünürsek, 'tavafın, namaza benzemesinin her hususta olduğu sonucu' çıkarılamaz. Dolayısıyla namaz için şart olan hususlar, tavaf İçin şart olmaz. [149]

    Şeyhu'l-İslam İbni Teymiye 'el-Feteuâ'da der ki; '...araştır-malarım sonucunda, Kabe'yi tavaf için hadesten taharetin/abdest almanın şart olmadığını gördüm. Hiç şüphesiz tavaf İçin abdest almak farz değildir. Ancak müstehapür. Şer'î deliller, tavaf için abdest almanın farz olmadığını ifade etmektedir. Şeriatta tavaf için abdest almanın farz olduğuna dair bir delil yoktur...' İbni Hazm 'Muhallâ' isimli kitabında (7/179) '... abdestsiz Kabe'yi tavaf etmek caizdir...' der.

    Hanefî mezhebinde asıl olan görüşe göre, Kabe'yi tavafta temizlik vaciptir. Bu hem gusüi, hem de abdesti içermektedir. Bu nedenle abdestsiz tavaf yapan hacının ceza olarak kurban kesmesi gerekir.[150]

    Uyarı:

    Abdestsiz tavafı caiz kabul etmekle birlikte, abdestli olarak yapılan tavafın daha faziletli ve müstehap olduğunu unutmamak gerekir. -Bu konu ileride daha kapsamlı olarak açıklanacaktır. -


    b) Kuranı Kerim'e Dokunmak:


    Bir çok âlim, Kuranı Kerîm'e dokunmak için abdestin vacip olduğunu belirtmişlerdir. Buna delil olarak şunları zikretmişler-dir;

    1. Yüce Allah; 'Ona temizlenenlerden başkası dokunamaz [151] buyurmuştur.

    Âyetten yapılan çıkarıma yanıt: Âyet-i kerîmedeki zamir {'ona' ifadesi), levhi mahfuzu işaret etmektedir, 'temizlenenler' ifadesi ise, melekleri nitelemektedir. Müfessirlerin çoğunluğu bu iki kelimeyi böyle açıklamıştır. Aynı zamanda âyet-i kerîmenin öncesi de bu mânâyı teyit eder mahiyettedir. 'O elbette şerefli bir Kur'âridır. Korunmuş bir Kitâp'tadır. [152] Bu anlamı şu âyetler de teyit etmektedir; 'O, kutsal kılınmış, yüceltilmiş, arınmış sahifeler üzerindedir. Değerli, çok iyi (elçilerin ellerindedir).[153]

    2. Kurana sadece temiz olanlar dokunsun [154] hadisini delil olarak zikretmişlerdir. Bu hadisin farklı senetleri bulunmaktadır. Senetlerinin tamamı tartışmalıdır. Senetlerinin tamamıyla 'hasen' derecesine yükseltilmesi konusunda farklı görüşler oluşmuştur. Tercih edilen görüş, hadisin 'zayıf olduğudur. Şayet rivayetin sa-hih olduğu farz edilirse, bu durumda denir ki; 'abdestli olmayan veya cünüp olan Mümin için necis/pis kelimesinin kullanılma-sı doğru değildir. Ne gerçek anlamda, ne mecazî, ne de lügat anlamıyla bu ifade kullanılamaz. Çünkü, Peygamber (saliallâhu aleyhi ve seliem); 'Mümin necis olmaz' buyurmuştur. Dolayısıy-la ne âyetten, ne de hadisten, Kurân'a dokunmak için abdestin şart olduğunun anlaşılması mümkün değildir. Bu durumda, 'te-miz olanlar' ifadesiyle, müşrik olmayanların kastedildiği ortaya çıkmış olmaktadır. Nitekim Yüce Allah, 'Ey îman edenler! Hiç kuşkusuz müşrikler nedstiri pistir [155] buyurmuştur. Bu nedenle ha-dis-i şerifte düşman topraklarına Kurân'la birlikte yolculuk etmek yasaklanmıştır.

    Sonuç olarak; abdestsiz Kurân'a dokunmaya herhangi bir mani yoktur. Hatta cünüp veya hayız gören kimseler de dokuna-bilir. İbni Hazm'm 'el-Muhallâ'daki görüşü de budur. -Yeri geldi-ğinde bu konu izah edilecektir inşaaliah-.

    Hanefi mezhebine göre, abdestsiz Kurân'a dokun-mak caiz değildir. [156]

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~ ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

    [145] Buhârî, 2352; Müslim, 2029.

    [146] Müslim, 681.

    [147] Müslim, 2734; Tirmizî, 1816.

    [148] Bakara, 29.

    [149] Buhârî, 5633; MüsÜm, 2067.

    [150] Buhârî, 5634; Müslim, 2065.

    [151] Buhârî, 5488; Müslim, 1930.

    [152] Buhârî, 6295; Müslim, 2014; Ebû Dâvûd, 5103.

    [153] Vücudun açılması, gösterilmesi ve bakılması haram olan yerlerine ve organlarına "avret" denir. Setri avret, vücutta belirli uzuvların örtülmesi demektir. (Çev.)

    [154] Araf, 26.

    [155] Ebü Dâvûd, 4017; Hasen rivayettir.

    [156] Hadisin lafızında; 'iki eli, iki ayağı arasında uydurulmuş iftiralarla' şek-lindedir. (Çev.)
    Şatibi
    Mesaj Panosu Yöneticisi


    Mesajlar: 2315
    Kayıt: Pzt Şub 15, 2014 7:41 pm



    Paylaş Facebook Twitter Google



  2. Sponsorlu Bağlantılar

 

 

<b>Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin</b> Yorum Yaparak Bu Konunun Geliştirilmesine Yardımcı Olabilirsin


:

Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.